Friday, 3 April 2026

 

TÜRLER ARASI EMBRİYO TRANSFERİ TEORİSİNİN DOĞUŞU

 

Çok sevdiğim Amerikalı filozof-bilim adamı Daniel C. Dennett’in bir felsefe tanımı vardır; “Felsefe doğru soruyu buluncaya kadar yapılan zihinsel ve entelektüel faaliyetlerin tümüdür.” Bilim de bu doğru soruya yanıt aramak için yapılan faaliyetlerin tümüdür. Bu tanım benim için de geçerlidir ve benim bilim yolculuğumda 1974 yılında bir soruyla başladı; bir memeli embriyosu bir başka türün rahminde oluşur, gelişir ve doğar mı? Bu soruyu sorduktan sonra bir deney modeli aradım. Bir keçi embriyosunu koyun rahmine koyup deneyebilecek şartlara sahip olmadığımdan bu deneye dayanak olabilecek bir proxy deney dizayn ettim. Bu deney bir memeli embriyosunun  başka bir tür memeli rahmine yerleştirilmesi gibi olacaktı. Döllenmiş yumurtayı bir fincanın içine kırıp kabuğunu attım. Sonra bu fincanı oluşturduğum kuluçka ortamına yerleştirdim. Ve kabuğu dışında yumurtadan civciv elde ettim.

Buradan hareketle türler arası embriyo transferi hipotezime güvenim arttı. Nitekim daha sonra 1983 yılında Almanya’da bir veterinerlik enstitüsü cüce afrika keçisinin embriyosunu koyun rahmine implante etti ve doğum sağladı. Bu iki deney sonucunda benim iki hipotezim de teori haline geldi.

Türler arası embriyo transferi ve kabuksuz yumurtadan civciv çıkar hipotezlerim teori haline gelince, bir soru daha sordum; peki bir saf bir şempanze embriyosu insan rahmine implante edilirse ne olur? Bu soruya yanıt ararken yaptığım araştırmalar sonucu insanın iki ayaklı olduğu için değil , düşey gövdeli olduğu için akıllı canlı olduğu ( kafatası dolayısıyla beyin büyüdü) sonucuna vardım. Bu tezlerimden İnsanın Kökeni kitabımda ve makalelerimde ayrıntılı olarak bahsettiğim için burada açma gereği duymuyorum.

Sonuç olarak; ‘türler arası embriyo transferi’ teorisini, ‘kabuksuz yumurtadan civciv çıkar’ teorisini ve ‘bir şempanze embriyosu insan rahmine inplante edilirse kafatası yuvarlaklaşır ve hacmi büyür’ hipotezini bilim dünyasına kazandırdım.

No comments:

Post a Comment